Fizik Ve Astronomide Asrını Aşmış Bir Bilim Dâhisi: Abdurrahman El-Hâzinî (1100-1155)

İslam Dünyasındaki Kaşifler – Cihan Malay / 2019 Haziran / 79. Sayı

Müslüman bilim adamlarının insanlık tarihine yaptığı katkıları, inkâr edilmeyecek bir gerçek olarak ortadadır. Onlar, Rasûlullah’ın “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.”[1] hadis-i nebeviyyesi ışığında yürümüşler ve kendilerinin ardından insanlara fayda sağlayacak nice nice çalışmalara öncülük etmişlerdir. Bu yolda karşılaştıkları zorluklar karşısında yılmadan, ümitsizliğe kapılmadan, dur durak bilmeden çalışmalarda bulunmuşlardır.

Doğumu

Asıl adı Abdurrahman bin Mansur, künyesi Ebu’l Feth olan Hâzinî, Türkistan’ın Merv şehrinde yetişen yer çekimi ve terazilerle alakalı çalışmalar yapan fizik, astronomi ve matematik âlimidir. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Bazı kaynaklarda 1100 yılında doğduğu aktarılmıştır. Onun tanınması ise 1118 yılından sonra oldu. 

Batılı kaynaklarda İbnü’l-Heysem’e “Al-Hazen” denildiği için Hâzinî ile İbnü’l-Heysem karıştırılmaktadır. Bazı kimseler tarafından, büyük bir ilim adamı olan ve dönemin matematik ve astronomi alanında tanınmış simalarından Ebu Ca’fer Ali Hâzinî ile de karıştırılmaktadır. 

Kendisinden bahseden kaynaklarda onun kendi eserlerine dayandırılarak aslen Yunanlı olup bir savaşta esir alındıktan sonra Sultan Melikşah’ın Veziri Ali el-Hâzin el-Mervezî’nin kölesi olduğu ve sonradan Müslüman olduğu yer almaktadır. Sahibinin Merv sarayında hâzin (hazinedâr) olmasından dolayı da “el-Hâzin” olarak meşhur oldu. Ondaki ilmi cevher ve bilime olan merakı, bir zaman sonra onun kölelikten azat edilmesinin yolunu açar. 

Dönemin bilim merkezleri arasında yer alan Merv şehrinde ilk eğitimine başlayan Hâzinî, burada astronomi, matematik ve fizik alanlarında dersler almaya başladı. Aldığı eğitimle zamanla bu alanlarda söz sahibi kimseler arasında yerini aldı.

İlim ve bilim alanlarında herkes gibi o da kendisinden önce yazılan eserleri incelemeye ve araştırma başladı. İbnu’l-Heysem ve Birûnî’nin eserlerinden çokça istifade etti.

Astronomi alanına olan ilgisinden dolayı bu alanda çalışmalara girişen Hâzinî, Sultan Sencer’in (1118-1157) emriyle İslâm şehirlerinde kıblenin nasıl bulunabileceğine dair ciddi çalışmalarda bulundu.

Abdurrahman el-Hâzinî’nin hayatının anlatıldığı kaynaklarda, onun İslâmi şahsiyetini öğrenmemize katkı sağlayan şu olay aktarılır: “Hâzinî, sade giyinmeyi seven bir kişiliğe sahiptir. Onun bu durumunu gören Selçuklu Sultanı Sencer, bir defasında kendisine 1000 dinar verilmesini söyler. Onun tepkisi ise örnek bir davranış olur. Sultan’a “Cebinde 10 dinar bulunduğu ve bunun da kendisine uzun bir süre yeteceğini” söyleyerek, teklif edilen parayı reddeder.

Bilime Katkıları

Katı ve sıvı maddelerin yoğunluğunu hesaplama metodunu ve cisimlerin havadaki ağırlıklarını hesaplamak için kendisinin “Hikmet Terazisi” adını verdiği beş kefeli teraziyi geliştirdi. 

İlim tarihçisi Robert Hovvell, Hâzini’nin katı ve sıvı maddelerin kesafetini (yoğunluğunu) hesaplama metodunu ve cisimlerin hava içindeki ağırlıklarını hesaplamak için geliştirdiği beş kefeli terazisini uzun uzadıya inceleyerek hayranlığını belirtmiştir. 

el-Hâzinî’nin icadı olan hassas teraziler, günümüzde kimya laboratuvarlarında kullanılan hidrostatik terazi ve piknometrelerin ilk örnekleridir. 

Ünlü ilim tarihçisi Aldo Mieli, Birûnî’nin ve Hâzinî’nin yapmış oldukları katı maddelerin yoğunluk tespitlerini modern değerlerle şöyle mukayese etmektedir:

MaddeHâzinî’ye GöreModern Ölçüm
Altın19.0519.26
Demir7.747.79
Bakır8.838.85
Yakut3.603.52
Zümrüt2.622.73
Kuvarts2.582.58
Kalay11.2911.35
İnci2.622.75

Aşağıdaki cetvel, Hâzinî’ye ve modern ölçümlere göre bazı sıvıların yoğunluklarını göstermektedir.

MaddeHâzinî’ye GöreModern Ölçüm
0′ Saf Su0.9650.999
Deniz Suyu1.0411.027
Zeytin Yağı0.9200.910
İnek Süt1.1101.04-1.42
İnsan Kanı1.3301.45-1.75

Dönem şartları göz önünde bulundurulduğunda günümüze ne kadar yakın değerlere ulaştığını bu tablo gözler önüne sermektedir.

Havanın ağırlığının bulunduğu ve bunun da ölçülebileceğini ortaya koyarak, İtalyan fizikçi ve matematikçi Evangelista Torricelli’den (ö.1647) yaklaşık 500 yıl önce tespit etti. Bu ölçüm sayesinde hava içerisinde bulunan cismin ağırlığının kaldırma kuvvetiyle azalmış olduğunu ve cismin azalan bu ağırlığının kaldırma kuvveti nedeniyle gerçekleştiğini tespit etti. Bu ölçüm ile de Newton’dan (ö.1727) yaklaşık 600 yıl önce kaldırma kuvvetinin bulunduğunu dile getirdi.

Onun bu çalışmaları kendisinden sonra geleceklere büyük katkılar sağlayarak çeşitli aletlerin geliştirilmesine yardımcı olmuştur. Bunlardan biri şüphesiz barometre (basınç ölme aleti)dir. Barometreyi geliştiren Torricelli’dir ve Hâzinî’nin çalışmaları ona büyük katkı sağlamıştır. 

Onun çalışmaları, Akışkanlar Mekaniği ilminin temellendirilmesinde de önemli bir çalışma olarak görülmüştür.

Hâzinî’nin bilim dünyasına sağladığı diğer bir katkı ise ışığın kırılma prensiplerini inceleyerek güneş ışınlarının dünyamıza doğrudan dik olarak değil de kırılarak ulaştığını söylemesidir.

Dünyanın merkezine doğru yaklaştıkça suyun daha fazla yoğunluğa sahip olduğunu belirterek, bu konuda deneyler yaptı. Böylece İngiliz bilim adamı Roger Bacon’dan (ö.1292) yaklaşık 100 yıl önce bu durumu keşfetti.

Abdurrahman el-Hâzinî’nin bu çalışmaları, bu dönemde Müslümanların fizik, astronomi ve matematikte ulaştığı seviyeyi göstermesi açısından önemlidir.

Vefâtı

Kendisinden geriye büyük bir bilgi birikimi bırakan Abdurrahman el-Hâzinî, vefat tarihi kesin olmamakla birlikte bazı kaynaklara göre H.550 (1155) yılında bu dünyaya gözlerini kapatmıştır. 

Onun eserlerini inceleyen bilim adamları, yaptıkları karşısında hayranlıklarını gizleyememişler ve kendisi için “bütün asırların fizik üstadı” gibi ifadelerle övmüşlerdir.

“Avrupa, Orta Çağ’ın tüm karanlığını yaşarken İslâm coğrafyasında devrini çok aşmış ve Abdurrahman el-Hâzinî gibi yüzlerce bilim insanı ile bilimin meşalesi günümüze kadar taşınmıştır.”[2]

Eserleri

Abdurrahman el-Hâzinî’nin günümüze ulaşan üç eseri bulunmaktadır. 

1. Kitabü Mizan-ı Hikme (Hikmet Terazisi).  8 ciltten oluşan eser, onun önemli eseridir. H. 515 (1121) yılında hidrostatik terazisi[3] münasebetiyle kaleme alınmıştır. Geliştirdiği bu hassas terazi ile cisimlerin yoğunluk ve ağırlık ölçümleri yapılmıştır. Bu sayede günümüzde de kullanılan yoğunluk ve ağırlık ölçümlerine yakın değerlerde ölçümler yapmıştır.

Ayrıca bu alet sayesinde metal ve taşların saf olup olmadıkları, iki elementten meydana gelen alaşımlarda metallerin karışma oranları belirtilmektedir.

Bu eser, orta çağda yazılmış en önemli mekanik eser olarak adlandırılmıştır.

Eserin 4 Arapça yazma nüshası bulunmuş ve 1940 yılında Haydarabad’ta basılmıştır. Eser daha öncesinde 1859 yılında İngilizce ve ayrıca muhtasar olarak Farsça tercümesiyle Tahran’da basılmıştır.

Bu terazi 1/60.000 hata payıyla (hassasiyetle) çalışmaktadır.

Bilim tarihçisi G. Sarton, Hâzinî’nin Mizan-ül-Hikme’sini ortaçağda İslâm dehâsının en önde gelen eseri olarak vasıflandırılmakta ve o devir dünyası için eşsiz bir eser saymaktadır. 

2. Ez-Zîcü’l-Mu’teberi’l-Sencerî. Merv şehrindeki rasathanesinde yaptığı astronomik gözlemler sonucu hazırladığı bu eserini, Sultan Melikşâh’ın oğlu Sultan Sencer’e sunduğu eseridir. 

 Eserinde bütün gezegenlerin gözlem sonuçlarını, pozisyonlarının hesaplanmasını yaptı. Güneş ve Ay’ın pozisyonlarını hesapladı.

Eserin bir nüshası Vatikan Sarayı’nda, diğer bir nüshası British Museum’da bulunmaktadır. Ayrıca  Süleymaniye Kütüphanesi’nde bizzat Hâzinî’nin “Vecizü’c-Zîc” adıyla yaptığı özetin bir nüshası vardır.

3. Risale fi’l Âlât. Gözlem aletlerine yer verilerek oluşturulmuş eseridir. Tahran Sipehsâlar Medresesi Kütüphanesi’nde Aydın Sayılı tarafından bulunmuştur. 

————————

Kaynaklar

Ökten, Sadettin. Abdurrahman el-Hâzinî, TDV İslâm Ansiklopedisi, c.1, s.164-165.

Abdurrahman el-Hâzinî, Yeni Rehber Ansiklopedisi, c.9, ss. 37-39.

Sarı, İbrahim. “Müslüman Bilim Adamları”, Türkiye Gazetesi Yayınları, 2005.

Yeşildurak, Efe. Sultan Sencer Devri Selçuklularda İlmi Hayat (İlim Adamları, Aklî İlimlerde Yapılan Çalışmalar ve Türk-İslâm Medeniyetine Katkıları), Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt: 8 Sayı: 36, Şubat 2015.


[1]Buhârî, “Meğâzî”, 35.

[2]. Fen Lisesi Fizik 9, MEB Ders Kitapları, 2017, s.76.

[3]. Hidrostatik Terazi (Arşimet terazisi): Bir sıvının içine bırakılan katı bir cismin taşırdığı su miktarının, suyun ağırlığına denk bir batmazlık kuvvetiyle yukarıya itildiğini belirtir.