Dünyamızın Uydusu Ay

Yeryüzü Ayetleri – Cihan Malay / 2023 Ağustos / 129. Sayı

Ay, dünyamıza en yakın olan ve onun etrafında dönen bir gök cismidir. Gezegenlerin etrafında dolanan gök cisimlerine “uydu” denir. Ay da Dünya’nın etrafında dolaştığı için Dünya’nın tek doğal uydusudur. Ay’da Güneş ve Dünya gibi küreye benzemektedir.

Yarattığı her şeyi bir hikmet üzere yaratan “el-Hâkim” olan Allah, ay hakkında Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “O, gökleri ve yeri belli bir gaye, büyük bir hikmet ve şaşmaz bir nizam üzere yaratmıştır… Güneş’i ve Ay’ı da emrine boyun eğdirmiştir. Her biri belli bir süreye kadar kendi yörüngesinde akıp gidiyor. Bilin ki O, karşı konulmaz bir kudret sahibidir, çok bağışlayıcıdır.” (Zümer, 5); “Görmez misiniz, Allah yedi göğü nasıl birbiriyle uyumlu bir şekilde yaratmış, aralarında aya aydınlık vermiş, güneşin ışık saçmasını sağlamıştır.” (Nûh, 15-16)

Ay, Allah’ın kendisine biçtiği bir görevi icra edercesine[1] düzensizlikten uzak bir şekilde bir hesap üzere doğup batmaktadır. “Güneş ve ay bir hesaba bağlıdır” (Rahmân, 5); “…Ne güneş aya yetişebilir ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri belli bir yörüngede akıp gitmeye devam eder.” (Yâsîn, 39-40); “Bir düzen içinde kendi yörüngelerinde dönüp durmakta olan Güneş’i ve Ayı hizmetinize veren ve gece ile gündüzü de faydanıza sunan yine O’dur.” (İbrahim, 33)

Ayın gece-gündüz arasında belirleyici bir işleve sahip olduğu hakkında şöyle buyurulmaktadır: “Biz gece ve gündüzü kudretimizin iki işareti kıldık; gecenin işaretini (ay) sildik, yerine gündüzün işaretini (güneş) aydınlatıcı kıldık…” (İsrâ, 12); “Yemin olsun, güneşe ve kuşluğuna, ışığı onun ardından geldiğinde aya.” (Şems, 1-2)

“Gecenin işaretini sildik” ifadesi ile Kur’an-ı Kerim bilimsel olarak da ispat edilmiş bir durumdan bahsetmiştir. Ay, güneşin ışığını yansıtmaktadır.

Ayın dünyaya gönderdiği ışığın esası güneş ışığıdır; güneşten aldığı ışığı çok kötü bir ayna gibi yansıtır ve yeryüzüne kadar gelen ışık, ay üzerinden yansıyan güneş ışığının ancak % 7’sidir.[2]

Yine ay, günler içerisinde şeklini değiştirerek yılların sayısını belirten bir işleve de sahiptir: “…Yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için aya konak yerleri düzenleyen O’dur. Allah bunları şüphe yok ki gerçeğe ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Allah bilen bir topluluk için ayetlerini açıklamaktadır.” (Yunus, 5)

Ay, Dünya etrafında dönme hareketi yaptığı için Ay’ın aydınlanan yüzü Dünya’dan farklı şekillerde görülür. Hilal, dolunay vs.

Ayın dünyamıza ortalama uzaklığı, 384.000 km’dir. (Bu zaman zaman değişmektedir.)

Dünya, Güneş ve Ay arasında büyüklük ilişkisi şu şeklindedir: “Güneş> Dünya> Ay”

Rabbimiz, dünyamızı insan ve canlıların yaşamasına uygun şekilde yaratmıştır. Ayda ise canlıların yaşamasına uygun olanaklar yoktur. Onlardan bazıları şunlardır:

– Atmosfer olmadığı için yağış ve su bulunmaz.

– Canlıların yaşam kaynağı olan oksijen bulunmaz. (Astronot kıyafetleri, uygun sıcaklık ve oksijen sağlamak üzere özel olarak tasarlanmaktadır.]

– Soğukluk ile sıcaklık arasındaki büyük fark nedeniyle insan yaşamının doğal şartlarına uymamaktadır. Araştırmalar 123o ile -230o ‘den bahsetmektedir.

– Atmosfer olmadığı için her gün çeşitli büyüklükte bir milyondan fazla meteor düşmekte ve büyük tahribat meydana getirmektedir.

Ay’ın yüzeyine birçok meteor çarpar. Bu meteorlar Ay’ın yüzeyine hızlı bir şekilde çarptığı için birçok iz bırakır. Çarpan meteorlar farklı boyutta ve hızda olduğu için de birbirlerinden farklı izler bırakırlar. Bu izlere krater diyoruz. Kraterler çukur şeklindedir. Bu nedenle Ay’ın yüzeyi pürüzsüz değildir.[3]

Ay üzerinde dikkati çeken en mühim teşekküller kraterler, dağlar, sıradağlar ve içinde su bulunmayan denizlerdir.  “Apenin” ismi verilen sıradağlar içinde yüksekliği 5000 metreye varan tepeler bulunmaktadır.

– Toprak yapısı dünyamızdan farklıdır.

Ayın yer yuvarlağına, en yakın olduğu günberi (hazîz) ve en uzak olduğu günöte (evc) noktalarındaki uzaklığı 357.000 ve 407.000 kilometredir.

Ay, yörünge düzlemine oranla 83 derece 30 dakikalık eğime sahip bir eksen etrafında döner. Belirlenmiş bu açıda gerçekleşecek bir değişim, iklim değişikliği nedeniyle mevsimlerde değişiklik gerçekleşmesine hatta tek bir mevsim yaşanmasına neden olabilirdi. Dönüş süresi ayın yer etrafındaki dolanım süresine eşittir.

38.000.000 km2 olan yüzölçümü hemen hemen Avrupa kıtasının dört katıdır. Ayın kütlesi, yer kütlesinin 81’de biridir. Ay çok küçük bir gök cismi[4] olduğu için üzerindeki maddelere uyguladığı çekim kuvveti de çok küçük olup yere oranla 1/6’dır.

Sovyetler Birliği’nin 4 Ekim 1957’de uzaya fırlattığı Sputnik 1, insanoğlunun dünyanın çevresine yerleştirdiği ilk yapma uydudur ve bu uyduyla ay başta olmak üzere çeşitli gök cisimlerini inceleme imkanı sağlanmıştır. 20 Temmuz 1969’da ilk insanlı araç Apollo 12’yi aya indirmesiyle de ay araştırmalarında ileri bir merhaleye varılmış oldu. Bu tarihten sonra da insanlı ve insansız uzay araçlarıyla ay üzerinde yapılan araştırmalar sürdürülmektedir.[5]

Ay Olmasaydı Neler Olurdu?

Bir de ay olmaması halinde neler olacağını bir düşünelim?

– Ay olmasaydı, Dünya’nın kendi etrafındaki dönüş süresi kısalırdı. Bu süre kısalarak 10 saate düşerdi. Böylelikle günler kısalmış olurdu.

– Ay’ın varlığı sayesinde, Dünya kayan göktaşlarından korunabiliyor.  Ay olmasaydı, bu göktaşları Dünya’ya daha çok çarpardı.

– Ay, Güneş’ten aldığı ışığı ve ısıyı Dünya’ya yansıtır. Eğer olmasaydı, bu işlevini de yerine getiremezdi ve Dünya geceleri şu ankinden çok daha karanlık ve soğuk olurdu.

– İklim koşulların korunmasına katkı sağlayan Ay olmasaydı, kasırgaların ve fırtınaların sonu gelmezdi. Üstelik mevsimlerin de sırası değişirdi.

– Atmosferde de önemli değişiklikler yaşanırdı. Daha kalın bir atmosfer haline gelirdi.

– Denizlerde, Dünya ve Ay’ın çekim kuvvetleri etkisiyle belli zamanlarda alçalıp yükselen dalgalar meydana gelir. Medcezir ya da gelgit anlamına gelen bu kabarmalar, Ay’ın varlığı sayesinde yaşanır. Eğer Ay olmasaydı, bu gelgit olayları da büyük oranda azalır, ancak tamamen sonlanmazdı. Az da olsa yine varlığını Güneş sayesinde sürdürürdü.[6]

Dünya’nın uydusu olmasaydı, özellikle bize en yakın gezegen olan Venüs ve Güneş Sistemi’nin en kütleli gezegeni olan Jüpiter nedeniyle, Dünya kendi çevresinde dönerken çok daha şiddetli olarak yalpalayacaktı. Bu da dünyamızın alabora olmasına neden olacaktı.

Dünya’nın iki uydusu olsaydı gelgit etkisi çok daha güçlü olurdu. Bu da okyanus kıyısındaki birçok yerleşimin düzenli olarak sular altında kalması ve dolayısıyla terk edilmesine yol açardı.

Dünya’nın iki uydusu olsa ve bunlardan biri daha yakın dönse, bu durum Dünya’nın dönüşünün yavaşlamasını ve günlerin uzamasını hızlandıracaktır. [7]

Ay Tutulması

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hilâl’i gördüğünde şöyle derdi: “Allah’ım! Hilâl’i üzerimize bereket, iman, esenlik ve İslâm ile doğur. (Ey Hilâl!) Benim Rabbim de senin Rabbin de Allah’tır.”[8]

Ayın doğmasından dolayı bir sevinç duyan Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem, tutulması sırasında“Güneş ve Ay, Allah’ın ayetlerinden iki ayettir… Bunları (Güneş veya Ayın tutulduğunu) gördüğünüz zaman Allah’ı zikredin, tekbir getirin, namaz kılın ve sadaka verin…[9] buyurarak,  bu durumlarda Allah’ı zikre ve O’na ibadete çağırmıştır. 


[1].  “…Güneş’i, Ay’ı ve yıldızları emrine boyun eğdiren Allah’tır…” (Araf, 54)

[2].  Muammer Dizer, “Ay”, TDV İslam Ansiklopedisi, c.4, s.182-186.

[3].  https://tua.gov.tr/tr/blog/anasinifi-ve-ilkokul/ay-kraterleri-nasil-olusur Erişim Tarihi:17.07.2023.

[4].  Dünya içerisine 64 ay sığabilir.

[5].  Muammer Dizer, “Ay”, TDV İslam Ansiklopedisi, c.4, s.182-186.

[6].  https://egitim.com/ay-olmasaydi-ne-olurdu Erişim tarihi:17.17.2023.

[7].  https://khosann.com/dunyanin-iki-uydusu-olsa-ne-olurdu/ Erişim tarihi:17.17.2023.

[8].  Tirmizî, “Deavât”, 50.

[9].  Buhârî, “Küsûf”, 2; Müslim, “Küsûf”, 1.