Küfrün Oyunlarınakarşı Neslin Korunması

Kapak Dosya – Yayın Komisyonu / 2022 Temmuz / 116. Sayı

“Ey insanlar! Muhakkak ki Biz sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanışasınız diye sizi milletler ve kabileler kıldık. Elbette ki Allah nezdinde en şerefli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz ki Allah, her şeyi çok iyi bilendir ve her şeyden haberdardır.”

(Hucurat, 13)

İnsan, Allah azze ve celle’nin takdir ettiği zamanda, O’nun nasip ettiği anne-babadan ve yine O’nun tayin ettiği cinsiyet ile dünyaya gelir. İnsanın kadın ve erkek olmak üzere farklı cinsiyetlerde yaratılması, Allah’ın varlığının ve kudretinin belgelerinden biridir. Zira Hz. Âdem ve Hz. Havva’dan beri kadın ve erkeği farklı yetenek ve üstünlüklerle donatan, onları birbirine eş kılan ve nesillerini çoğaltan Cenab-ı Hak’tır.  İnsanın kadın ve erkek olarak yaratılması Rabbimizin takdiri ve sünnetullahın bir gereği olup bünyesinde nice hikmetler barındırır. Kul olarak bize düşen, bu takdire hürmet etmek; her iki cinsiyete de saygı göstermek, aralarında adaleti ve merhameti tesis etmektir.

Öte yandan Allah’ın takdirine ve sünnetullaha aykırı olarak; günahlarını mahrem alanda işlemekle yetinmeyip herkesi LGBT ya da sempatizanı yapma girişiminde, ölçütsüzlüğü ölçüt edinmiş, içinden estiği gibi yaşamak isteyen, nefsinin ve cinselliğinin kölesi olmuş sapkın bir zihniyet çağımızın küresel sorunlarından biri olarak zuhur etmiş bulunmaktadır.

Amaçları bireyleri LGBT’leştirip sahaya sürerek toplumsal dengeyi ve değerleri alt-üst etmek, ülkelerin kültürlerini yozlaştırmak olan bu zihniyet, toplumsal dokuyu hiçe sayarak insanlık tarihinin kümülatif ananelerini ortadan kaldırmak istemektedir. Ve böylelikle yaptıkları hayasızlığın normalleştirilmesini hedeflemektedirler.

Küffar, bu şeytan mantığı ile usul usul koynumuza sokulurken, yeryüzünden İslam ahlakını silmeye uğraşmaktadır. İnsanın fıtratını, tanımını, ayarlarını bozarken, bütün kutsalları ve değerleri etkisiz kılarak varlığını insanlık üzerinden değil cinsellik üzerinden kurmaya çalışmaktadır.

Halkları zihinleri üzerinden işgal etmeye, hak ile batılı birbirine karıştırmaya çalışırken bize düşen görev azgınlıkları ve haddi aşmaları sebebiyle helak edilen kavimlerden ibret almaktır. Allah azze ve celle’nin yarattığı fıtrat üzere bir hayat yaşamaya gayret etmektir.

Sağlıklı bir nesil yetiştirmenin; çocuklarımızı, gençlerimizi sapkın anlayışlara karşı eğitmek, bilinçlendirmek ve korumaktan geçtiğini ve bu noktada hepimize sorumluluk düştüğünü de unutmayalım.