“Dünya bir deniz, kalp ise o denizde yüzen bir gemidir. Su geminin dışında kaldıkça onu yüzdürür ve menzile taşır; fakat su geminin içine girerse onu batırır. Zühd, suyu (dünyayı) geminin (kalbin) içine almamaktır.” Ey miskin! Doymayan midene ve tatmin olmayan ruhuna ne zaman dur […]
“Kur’an, sadece dudaklardan dökülen bir söz dizisi değil; hayatı, devleti, aileyi ve kalbi yeniden inşa eden ilahi bir mimaridir. Kur’an’ın gölgesine girmeyen her baş, dünyanın yakıcı güneşinde ve hevanın alevlerinde kavrulmaya mahkumdur.” Ey Miskin! Rafında Tozlanan, Kalbini Titretmeyen O Kitap Sana Ne Söylüyor? Ey […]
“Bedenine vurulan demir bir prangayı görüp ondan kurtulmak için çırpınırsın da zihnine ve kalbine vurulan görünmez dijital prangaları neden özgürlük sanırsın?” Ey Nefsim! Vaktini Çalan Hırsıza Neden Gülümsüyorsun? Ey dünya gurbetinde yolunu şaşırmış, asıl vatanını unutup da camdan ekranların içindeki sahte cennetlere dalmış miskin […]
Ey Miskin! Batılın Gözlüğüyle Hakikat Görülür mü? Ey asrın devasa fitneleri arasında yolunu kaybetmiş, küresel küfrün karanlık dalgaları arasında çırpınan miskin nefsim! Ey dünyayı kurtarma sevdasıyla yola çıkıp da kendi kalbinin başkentini sekülerizmin ordularına teslim eden gafil yolcu! Söylesene, yeryüzünün sahte ilahlarına, küresel sistemlerin […]
Ey dünya zindanında daralan, asıl vatanını unutup da gurbette boğulan miskin nefsim! Ey vitrinlerin ışıltısına kanıp da kalbinin zifiri karanlığını göremeyen gafil yolcu! Söylesene, bedenine gösterdiğin o ihtimamın, giydiğin kıyafetin kalitesine, yediğin lokmanın lezzetine gösterdiğin titizliğin ne kadarını, göğüs kafesinin içinde çırpınan ve asıl […]
Değerli kardeşlerim! Dışarısı mamur, evimiz neden harabe? Ey dışarıdaki kalabalıkları hidayete çağırmak için çırpınan, minberlerde, kürsülerde veya sınıflarda başkalarının çocuklarına hakkı anlatmak için ter dökenlerimiz! Söyler misiniz, dışarıdaki insanların cehennem ateşinden kurtulması için uykularımızı bölerken, kendi evimizdeki eşlerimizin ve evlatlarımızın gaflet ateşine düşmesine nasıl […]
“Hürriyet, Allah’a tam kul olmaktır. Zira O’ndan başkasına kul olan, mahlukatın kölesi olur.” Fe eyne tezhebun! (Bu gidişiniz nereye?) Zamanın çarkları hızla dönerken, modern çağın ışıltılı vitrinleri, bitmek bilmeyen bildirim sesleri ve kariyer basamakları arasında en büyük gerçeği unuttuk: Biz kimiz ve kimin için […]
İslam, ferdi yalnız başına bırakmaz; onu cemaat içinde terbiye eder. Mümin, imanını yalnızca kalbinde taşıyan değil, kardeşleriyle birlikte yaşayan kimsedir. Bu sebeple İslami cemiyet çalışmaları, yalnızca organizasyonel yapılar değil; imanın sosyal hayatta tezahür ettiği alanlardır. Ancak bugün birçok İslami yapıda gözle görülür bir faaliyet […]
; modernleşme süreciyle birlikte gündelik yaşamın dini içeriğinden arındırılması olarak tanımlanmaktadır. “Yoksa onlar câhiliye hükmünü mü arıyorlar? Hükümde Allah’tan daha güzel kim vardır?” (Mâide, 50) İslam’ın en temel iddiası, Allah’ın yalnızca ibadet edilen değil; aynı zamanda hükmeden ilah olduğudur. Bu iddia, imanın ferdî boyutuyla sınırlı […]
Hamd, zulmedene mühlet veren fakat mazlumun ahını asla zayi etmeyen Allah’a mahsustur. Salât ve selâm, hayatı boyunca mazlumların yanında duran, onların gözyaşını silen ve ümmetine “Zulme karşı susmayın” diye öğüt veren Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya olsun. Değerli kardeşim! Yeryüzü büyük acılar gördü; savaşlar, […]
Hamd, mülkün gerçek sahibi olan Allah’a mahsustur. O ki, kullarına adaletle muamele etmeyi emretmiş, zulmü kendi zatına haram kılmıştır. Salât ve selâm, insanlara emanetin, helâlin ve alın terinin yolunu gösteren Rehberimiz, Önderimiz, Hz. Muhammed Mustafa’ya olsun. Değerli kardeşlerim! Bilmeliyiz ki yeryüzünde bugün zulüm, savaş […]
Hamd, kullarını yalnız bırakmayıp eşleriyle teselli eden Allah’a mahsustur. Salât ve selâm, hanımlarına karşı en yumuşak olan, evinde en mütevazı yaşayan ve ümmetine “aileyi koruyun” diye öğüt veren Muhammed Mustafa’ya olsun. Ey mümin kardeşim! İçinde yaşadığın çağ bireyselliği putlaştırdı. İnsanlara “kendini yaşa, kendi keyfine […]
Osmanlı Eğitim Modeli ve Toplumu Islah Eden Medreseler Eğitimin Kaynağı ve Gayesi İnsan topluluklarını inşa eden, sadece maddi yapılar değil; değerler, inançlar ve eğitimdir. Çünkü eğitim, bireyin sadece bilgiyle değil, aynı zamanda ahlâk, edep ve sorumluluk bilinciyle yetişmesini sağlar. İslam tarihinde bu anlayış, “ilim […]
Dijital çağın içindeyiz. Verilerle örülü bir dünyada, saniyeler içinde düşüncelerimizi, zevklerimizi, yönelimlerimizi hatta inançlarımızı dahi kayıt altına alan bir sistemin içindeyiz. Parmak izimiz gibi dijital izlerimiz de artık kimliğimizin ayrılmaz bir parçası oldu. Bu teknolojik gelişim, her ne kadar hayatı kolaylaştırıyor gibi görünse de […]
İslam tarihinin sayfalarına baktığımızda, bedenlerinde bir takım fiziksel engeller taşısalar da yüreklerinde taşıdıkları imanın ve adanmışlığın engel tanımadığını gösteren nice mücahit ve âlimle karşılaşırız. Onların yürüyemeyen bedenleri, hakikatin izini süren bir meşale gibi toplumları aydınlatmış; görmeyen gözleri, basiretin ışığıyla karanlıkları delmiş; kısıtlı bedenleri, sınırsız […]
Bir Davet: Sünnete Dönüş Zamanı İçinde yaşadığımız çağ, bireyselliği putlaştıran, maneviyatı gölgeleyen ve ahlaki yozlaşmayı sıradanlaştıran bir zaman dilimidir. Böylesi bir çağda, insanlığın tekrar dirilmesi için Kur’an’ın rehberliğine ve bu rehberliğin hayattaki yansıması olan sünnete yeniden sarılmaktan başka bir çare yoktur. Rasûlullah sallallahu aleyhi […]
Medyanın, özellikle günümüz dünyasında, bireyler ve toplumlar üzerindeki etkisi tartışmasız büyüktür. Hem ulusal hem de uluslararası platformlarda, toplumsal ve kültürel yapılar üzerinde şekillendirici bir rol oynamaktadır. Bu yazıda, İslami bir bakış açısıyla medya aracılığıyla Müslümanların menfaatlerinin korunması ve davet çalışmalarının etkin bir biçimde yürütülmesi […]
Özgürlük çoğu insanın elde etmeye çalıştığı büyük bir değer. Onun için hakkında ne söylemler geliştirilmiş ne mücadeleler verilmiş, uğruna ne büyük bedeller ödenmiş, hasreti için ne gözyaşları dökülmüş, onu kazanma ve koruma adına ne acılara katlanılmış bir değer. Ancak özgürlüğün gerçek olanı sahte olanından […]
Gece nöbet tutan askerler iyi bilir; karanlıkta beliren gölgeler, insanın hayal gücünü zorlayacak kadar korkunç şekiller alırlar. Hele bu nöbet, dağda, bayırda, nizami yapıların olmadığı ıssız bir yerde tutuluyorsa, gölgeler bazen bir aslana, bazen bir yılana ya da insana ve hatta bir düşman silahına […]
Değerli kardeşlerim tarih boyunca hak ile batıl arasında bir mücadele meydana gelmiş ve mücadelenin ana sebebi hakimiyet başlığı olmuştur. Hak yolcusu olan iman edenlerin birinci vazifeleri, Allah’ın hükümleri dışındaki hükmedenleri reddedip onları Allah’ın hükmüne davet etmek ve şeriat sistemi kurmak olmuştur. Aynı şekilde batıl […]
“Mü’minler içinde öyle yiğitler var ki, Allah’a verdikleri söze dâimâ bağlı kalmışlardır. Onlardan kimi sözünün gereğini yerine getirip O’nun yolunda can vermiş, kimi de sırasını beklemektedir. Onlar, verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.” (Ahzab, 23) İslâm Tarihinin ilk büyük muharebesi olan Bedir Savaşı’nın zaferle sonuçlanması, inananların […]
Bir Çin deyiminde, karşısındaki kişiye beddua etmek için “tuhaf zamanlarda yaşayasın” denilirmiş. Kim beddua etti bilinmez ama bugün İslam ümmeti olarak bizler zor, ilginç ve tuhaf zamanlarda yaşıyoruz. Peygamber Efendimizin kurduğu İslam Devleti’nden bu yana İslam Ümmeti birçok badireleri de barındıran zorlu şartlarda yaşadı. […]
İki dava vardır; biri hak, diğeri bâtıl dâvadır. Hak olan dâvanın sahibi Allah celle celaluhu ‘dir. Diğer bâtıl dâvaların sahipleriyse mahluklardır. Sahibi Allah celle celaluhu olan dâvanın yok olması ve mağlubiyeti söz konusu değildir. Ancak sahipleri mahluk olan bâtıl dâvaların yok olması ve mağlubiyetleri […]
Sitemizin çalışması, tercihlerinizi hatırlamak ve ziyaret istatistikleri için çerezler kullanıyoruz. Zorunlu çerezler her zaman etkindir; diğerlerini dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Ayrıntı için Çerez Politikası.