Nebevi Hayat Dergisi: Günümüzün yaygın tartışma konularından biri olan Tekfirciliği anlamlandırma amacıyla genel bir değerlendirme yapabilir misiniz? Zafer Mert: Son yüzyılda İslam’ın iktidardan indirilmesi, hilafetin ilgası, beşeri sistemlerin hâkimiyeti, Yunan felsefesinin ve akılcı akımların İslami ilimlere tesiri, ilim ehlinin azalması, İslamî kavramların yozlaştırılması sonucunu önümüze […]
Hayat baştan sona bir adanış sürecidir. İnancı ve yaşam tarzı ne olursa olsun her insanın hayatı bir adanış öyküsüdür aslında. Her insanın bağlandığı bir anlayış, üzerinde bulunduğu bir yol vardır. Her hayatın bir yönü, bir çizgisi vardır. Kimi insan vardır hayatını nefsanî arzularının tatminine […]
İslam ümmetinin uluslara, mezheplere, cemaatlere bölünmüş ve aralarındaki birliği kaybederek başsız kalmış olması, geçirmekte olduğumuz dönemin en büyük musibetlerinden biridir. İslam cemaatinin tamamını ifade eden “ümmet” anlayışımızın Ulusçuluğa indirgenilmesi, Müslüman halkların arasına İslam düşmanları tarafından sunî sınırlar çizilmesi, 3 Mart 1924’de TBMM’de alınan karar […]
İyilik/Maruf” ve “Kötülük/Münker” kavramları Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim ve hadisi şeriflerde genel olarak iyilik ve kötülük yahut hayır ve şer anlamına yorumlanacak şekilde geçmektedir. Bunlardan “Maruf” Kur’an’ın 41 yerinde, “Münker” ise 17 ayrı yerinde kullanılmıştır. Ma’ruf: Sözlükte; bilinen, tanınan, iyi muamele, tatlı dil, ihsan […]
İtişare kelimesi aslen Arapça olup, şe-ve-re maddesinden istif’al vezninde bir kelimedir. Manası, danışmak, fikir sormak, öğüt istemek diye tercüme edilebilir. İstişâre, müslümanların mühim vasıflarından biridir. Nitekim Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in hayâtına baktığımızda, O’nun her işinde istişâre ettiğini görmekteyiz. Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh- […]
Bazı insanlar vardır ki hayatlarını yazmaya kalemler, anlatmaya kelimeler yetmez… Hayatları söylenebilecek her şeyi anlatır… Onlar insanların teveccüh ettiği fani nimetlere değil, ebedi nimetlere talip olanlardır… Onlar sâbikûn/öncülerdir… Onlar hayatı ölüme giden bir yol değil, ölüm(süzlüğ)ü/şehadeti hayata giden bir yol edinenlerdir… Onlar hayatı ahiret […]
İnsanlık tarihi boyunca hak-batıl savaşı sürüp gitmektedir. Bu mücadele Hz. Âdem’in oğulları Habil ve Kabil ile başlamış ve günümüzde de olanca şiddetiyle devam etmektedir. Kabil’in Habil’i katletmesini örnek alan katiller Kabil’in yolundan, hak ehli ise Habil’in yolundan gitmektedir. Cahili düzenin esası “Şeytana ibadet” İslam’ın […]
İslam’a davet Allahu Teâlâ’nın her Müslümana gücü nispetinde yüklemiş olduğu bir görevdir. Allah’ın emrettiklerini yaparak ve yasak ettiği günahlardan kaçarak kendimizi ve yakınlarımızı cehennem ateşinden korumaya gayret etmemiz gerektiği gibi, aynı şekilde diğer insanların da cehennem ateşinden korunmaları için gücümüz yettiği ölçüde onları da […]
Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.” (Âli İmran-104) Rabbimizin “hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun” emrine ancak donanımlı bir davetçi olduğumuz taktirde uyabilmemiz mümkün olacaktır. Günümüz İslam davetçileri kendilerini maddi ve […]
Allah-u Teâlâ zikredilen ayetlerinde bizlere “cennete koşun” ,“hayırlı işlere koşuşurlar”, “amel edin” gibi ifadelerle hayatımızın esas gayesi kulluk ve hak dine hizmet yolunda canımızla, malımızla mücâhede/cihad etmek olduğunu ifade etmektedir. Müminlerde bu ayeti kerimeleri hayatlarına düstur edinerek hayatlarına yön vermeli ve çalışmalarında azimli olmalıdırlar. Çünkü […]
Sitemizin çalışması, tercihlerinizi hatırlamak ve ziyaret istatistikleri için çerezler kullanıyoruz. Zorunlu çerezler her zaman etkindir; diğerlerini dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Ayrıntı için Çerez Politikası.