Çoğu kimsenin zamandan ve zamanı değerlendirmekten/ değerlendirememekten şikayetçi olduğuna şahit olmaktayız. Ancak şikayetçi olunan zamanın nasıl kullanıldığına bir baktığımızda, zamanın çoğunluğunu pek de faydası olmayan şeylerle geçirdiğini görürüz. Biz bu dünyaya sınırlı bir süre kalmak üzere gönderildik. Buraya gelişimiz bizim elimizde olmadığı gibi buradan […]
Günümüz toplumunda bazı ameller gündeme geldiğinde sanki bu amellerin sadece erkeklere mahsus yapılması gereken ameller olarak algılanması hatasına düşülmektedir. İslam’a davette de bu hataya düşülmektedir. İslam’a davet konusu gündem edildiğinde de her nedense davetin sadece erkeklerin yapacağı bir amel olduğu sözlere ve davranışlara şahit […]
2) Davet Yolunda Dökülenler ve Dökülme Sebepleri Davet yolunu bir ömür sürdürebilmek ve bu yolda sebat etmenin zorluğu karşısında, davetçilerin bir kısmı daveti terk edebilmektedir. Bu kimseler davetin başında besledikleri samimi duygularını davetlerini sürdürdükleri sırada koruyamamış, davet yolunda karşılaşacakları zorlukları göğüsleyememişlerdir. Davet yolunda dökülme […]
Davetin gerekliliğine inanmış davetçiler, davet yolunda ilerlerken iki sınıfa ayrılırlar: Birincisi: Davet yolunda karşılaştığı gerek daveti yürütmenin zorlukları gerekse de insanlar ve kendisiyle ilgili birçok imtihanla karşılaştığı halde bu durumlar karşısında kalbindeki imanın gücüyle ömrünün sonunda kadar sebat ederek daveti sürdürenler. İkincisi: Her davetçinin […]
İnsanların sonrasında yaşayacakları zorlukları düşünerek sağlıklarını korumak ve hastalıklardan korunabilmek adına çeşitli önlemler alarak bedenlerini sağlıklı tutmaya gayret sarf ettiklerine şahit olmaktayız. Haklı bir davranış olarak böyle davranmalarının yanında bedenlerinin korunması için sarf edilen bu gayretlerinden daha fazlası kalp için de sarf edilmelidir ki […]
Müslümanın hayatında en önemli hususların başında, kalbini ıslah etmesi gelmektedir. Zira ıslah edilmesi öncelikli olan ve ıslahıyla bütün bedenin düzeleceği şey, kalbin ıslah edilmesidir. İzz b. Abdisselam rahimehullah şöyle demiştir: “Bedenlerin ıslahı kalplerin ıslahına bağlıdır. Aynı şekilde bedenlerin fesada uğraması da kalplerin fesada uğraması […]
İslam daveti gibi değerli bir amelde bulunan bir davetçinin temel bazı ahlaki vasıflara sahip olması lüzumludur. Bu ahlaki vasıflara sahip davetçi, davetinde başarıya ulaşmada ve muhatabın gönlünü İslam hakikatlerine ısındırmada –hidayet Allah’tandır hakikatini göz önünde bulundurarak- önemli bir adımı gerçekleştirmiş olacaktır. İslam davetçisinde bulunması […]
Islah: İslamî değerleri, inanç ve yaşama biçimini yeniden ihya etmeyi amaçlayan düşünce ve faaliyetleri ifade etmek üzere kullanılan bir terimdir. Sözlükte “iyi ve yararlı olma” anlamındaki salâh kökünden masdar olan ıslah kelimesi genel olarak “düzeltmek, daha iyi hale getirmek” manasında kullanılır ve bir manada […]
Hidayet kelimesi “amaca ulaştıracak yolu gösterme, bu yol için kılavuzluk etme” olarak tanımlanmıştır. Bu tanım, davetçinin davet etmede rolünü de bize tanım olarak öğretmektedir. Davetçinin muhatap üzerindeki etkisi, ona doğru yolu bulması için rehberlik etmektir. Muhatap üzerinde sadece anlatma yoluyla rehberlik etme etkisine sahip […]
Dil insanlar arası ilişkilerin, anlaşmaların, ilmî, siyasî, iktisadî, ticarî ve fikrî alışverişlerin yegâne vasıtasıdır.[1] Dil, düşünceleri ifade edebilmenin aracı olduğundan dil ne kadar iyi kullanılırsa, muhataba düşünceler ve verilmek istenen mesaj o derece iyi aktarılacaktır. Bu yüzden dilin en güzel şekilde kullanımına özen gösterilmelidir. […]
İnsanın ömründe yaptığı bütün işlerinde kendisine sorması gereken soruların başında “Niçin?” sorusu gelmelidir. Bu soru kişinin yaptığı işi rastgele değil de bir sebebi düşünerek yaptığını ona öğretmektedir. Hayatın içinden bir soru olarak, aile sorumluluğu olan bir aile babasına çalışması sırasında kendisine “Niçin çalışıyorsun?” sorusuna […]
Davetin faziletini ve insanlar için gerekliliğini tam manasıyla idrak edememiş Müslümanların bulunması, “Ben muallim olarak gönderildim”[1] buyuran Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in ümmeti için acı bir gerçek olarak günümüzde karşımızda durmaktadır. İslam’da davetin gerekliliği ve önemine değinildiğinde, bazı Müslümanlar “Birileri yapıyor ya da yapar, ben yapamam” […]
İnsanlığın davete olan ihtiyacını ve davetçilere cennette verilecek büyük mükâfatı hakkıyla bilen bir davetçi, davet yolunda bahane ve tembelliği bir kenara bırakır. Davet yolunda elindeki imkanların en azını değil de en üst şartları zorlayarak davet yapar. Samimiyetle davet yolunda ilerler ve bu yolda karşılaştığı […]
B. Davette Konu ve Mesele Yönünden İzlenmesi Gereken Metod Bu başlık, davetin konu ve meseleler yönünü ilgilendiren kısmını oluşturmaktadır. Davet edilen muhataba anlatılacak konularda izlenmesi gereken metod şudur: Birinci Adım: İnanç Konuları/İtikadi Meseleler Önceliklidir Davetçinin davetinde anlatması gereken en temel meseleler veya muhatabında […]
F.ıkıh, sözlükte “bir şeyi bilmek, iyi ve tam anlamak, derinlemesine kavramak” anlamlarında kullanılmaktadır. Fakih de (çoğulu fukaha) “bir konuyu derinden kavrayan, ince anlayış sahibi kimse” demektir.[1] Fıkhın, davete bakan bir yönü de bulunmaktadır. Bu yönün ihmal edilmesi, birtakım yanlışlara sebebiyet verecektir. Bu yüzden davetçinin davet fıkhını […]
Davet etmenin her Müslüman üzerine gücü nisbetinde bir vazife olduğunu bilmenin yanında, davetçinin davetinde başarılı olmasını sağlayan bir takım hususiyetlere de sahip olması gereklidir. Bu hususiyetlerden bazıları şunlardır: 1. İlim Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “İlim talep etmek, her Müslümana farzdır.”[1] İslam davetçisinin olmazsa olmaz […]
B. Hâl (Fiil) ile Davet Söz ile davette yaşanılan eksikliklerden daha fazlası, hâl ile davette karşımıza çıkmaktadır. Hâl ile davette yapılan yanlışlar, söz ile davetin tesirini zayıflatmakta belki de etkisizleştirmektedir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, beşeriyetin uzun tarihi içerisinde örnek alınan en büyük önder olmuştur. […]
İnsanların dünya ve ahiret mutluluğunu kazanmasını sağlayan bir etken olarak davet, yapılış şekli itibarıyla iki şekilde gerçekleştirilir; kavl (söz) ve hal (fiil) ile davet. A. Kavl (Söz) ile Davet Söz ile davet, genellikle birebir ya da az bir topluluğa yapılan ve bu kimselere İslam’ı […]
İslami daveti sadece toplu yapılabilen bir davet türü olarak görmemek gereklidir. İslami davette bilinmesi gereken hususların başında davetin sohbet, konferans gibi toplu yapılabilindiği gibi bir kimseye fert olarak tek başına da yapılabileceği gelir. Günümüzde İslami daveti bir cemaate ve bu cemaatin hocasına münhasır bir ibadet […]
İslam’a davet, Allahu Teâlâ’nın her Müslümana gücü nispetinde yüklemiş olduğu bir görevdir. Rabbimiz, “Siz insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder ve kötülükten meneder ve Allah’a inanırsınız.” (Âl-i İmran, 110) buyurarak davetin bir görev olduğunu ifade etmektedir. İslam’a davet insanlığın ilk atası Âdem aleyhisselam ile başlayan […]
İslam dini, merhamet üzere kurulu bir dindir. Bu merhamet öyle bir kuşatıcılığa sahiptir ki insanların cehenneme doğru gidişine bir dur diyebilmek adına Müslümanlara İslam’a davet görevini yüklemiştir. Bu görev, İslam dininin Müslümana yüklediği en temel görevlerden biridir. İslam, insanların cehennem amelleri işleyerek cehenneme doğru […]
İnşallah bu sayıdan itibaren “Davet Okulu” olarak adlandırdığımız bu bölümde, size İslam’da davet konusuyla ilgili konulara yer vereceğiz. Rabbimiz yazdıklarımızla amel etmeyi önce bana, sonra da tüm okuyucularımıza nasip etsin. Davet İnsanın bu dünyaya gönderiliş amacı, Rabbine hakkıyla bir kulluk yapmasıdır. Bu kulluk anlayışı, […]
Harun er-Reşid, 30 Zilhicce 145’te (20 Şubat 763) Rey’de doğdu. Babası Halife Mehdî-Billâh’ın sarayında küçük yaştan itibaren iyi bir eğitim görerek büyüdü. Abbasi halifesi olmadan önce babası Halife Mehdî-Billâh (775-785) tarafından genç yaşta Bizans’a karşı Anadolu seferine gönderilen Harun er-Reşid idaresindeki İslam […]
Maveraünnehir ve Horasan’da hüküm süren bir hanedanlık olan Samanoğulları (819-1005) yönetiminde önemli bir yeri bulunan ve Müslümanlığı kabul eden ilk Türkler arasında yer alan ve kendisi de kölelikten gelme Alp Tegin, Sultan Mahmud’un babası Sebük Tegin’i köle olarak aldıktan sonra onu azat […]
Sitemizin çalışması, tercihlerinizi hatırlamak ve ziyaret istatistikleri için çerezler kullanıyoruz. Zorunlu çerezler her zaman etkindir; diğerlerini dilediğiniz gibi yönetebilirsiniz. Ayrıntı için Çerez Politikası.