AİLEYİ AYAKTA TUTAN TEMEL İKELER

1.Hakiki İman

Ailenin temelinde sevgi olduğunu söyleriz. Ama bazen o sevgiyi var eden Allah’ı unutur ve O’nun sevgiyi yaratma sebebini es geçeriz. Her ferdin ihtiyaç duyduğu ve beklediği sevginin vesilelerini bulmak ve onlara sarılmak adına asıl konuşulması gereken de budur. Zira kimse kimsenin kalbine zorla giremez. Kalplere sevgi ve meveddeti yerleştiren bir tek Allah’tır. Dikkat edin! Her işin başı da sonu da Allah’a çıkmakta ve O’na dayanmaktadır.

“Şayet yeryüzündeki şeyleri harcasaydın, onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat Allah, onların arasını uzlaştırır.” (Enfal, 63)

Bu ayete göre kalbine girmek istediğin insanın, kalbine sadece sen istediğin için giremezsin. Allah’ın dilemesi ve seni sevdikten sonra sevdiğin insanın kalbine senin sevgini yerleştirmesi şarttır. Bunun gerçekleşmesi için de Allah’a hakiki iman ön şarttır.

Rum Suresi 21. ayette ise Allah’ın, karı kocanın arasına sevgi ve şefkat duygularını yerleştirmesinin O’nun varlığının ve birliğinin alametlerinden olduğuna vurgu yapılmaktadır. Eşinizle aranızdaki sevgi ve şefkat, sizden ve sizin sevgi dolu insan oluşunuzdan kaynaklı değil, Rabbinizin varlığının ve tekliğinin alameti sayılmaktadır. O’na gerektiği gibi iman etmezseniz de ailenizden beklediğiniz sevgide eksiklikler olması olağandır.

2.Sahip Olunan İlimle Amel Etmek

Söylediğini yapmamak Allah katında büyük günahlardandır. Sahip olunan ilimle amel etmemek de akıbeti iyi olmayan durumlardan sayılmıştır.

Üsame b. Zeyd’ in işitip naklettiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü bir adam getirilip cehenneme atılır ve bağırsakları dışarı fırlar. O kişi, eşeğin değirmen taşı ile döndüğü gibi bağırsaklarıyla birlikte dönmeye başlar. Derken etrafına cehennemlikler toplanır ve “Ey falan, ne bu hâl? Sen iyiliği emredip, kötülükten alıkoymaz mıydın?” derler. O da “Evet, ben iyiliği emrederdim ama onu kendim yapmazdım. Kötülükten alıkoyardım ama onu kendim yapardım.” diye karşılık verir.”[1]

Selef, hanımı ve bineğinde huysuzluk gördüğünde Allah ile arasındaki ilişkiyi gözden geçirir, önce bu ilişkideki sorunu gidermenin yollarını ararmış.

3.Vefa

Vefa, yapılan iyiliği unutmamaktır ve imandandır. Aile içindeki fertler birbirlerinin iyiliklerini unutursa ve yapılan iyilikler normalleşir ve bir görevmiş gibi görülmeye başlanırsa aile aralarında bir vefasızlık ve nankörlük peyda olur. Nankörlüğün hüküm sürdüğü bir ailenin, ayakta durma ve direnme süresi de oldukça kısa olur.

4.Sadakat

Eşe sadakat, aslında kişinin kendisine duyduğu saygıdan ileri gelir. Sadakatsizlik, kendisi ile sorunu olan kişilerin işidir. Evliyken bir başkasıyla ilgilenmek, insanın şerefini zedeleyen ve ailenin temelini sarsan en büyük günahlardandır.

Reziletten olan bu fiil, aileye sadece zarar vermekle kalmaz, paramparça da eder. Sadakatsizlikten ve ona sebep olan her şeyden kaçınmak, kişinin önce kulluk vazifesi sonra da eşlik görevlerindendir.

5.Harama Bakmamak

Kişinin eşinden başkasına bakması haram olduğu gibi kendisine takdir olunan rızıktan başkasının rızkına göz dikmesi de haramdır. Bu durumda yapılması gereken şeyler sırasıyla şunlardır:

-Göz ve gönül, eşinden başkasına kayıyorsa bu durumun şeytandan olduğunu bilerek ondan hemen Allah’a sığınmak ve harama girmemek için sabrederek bu imtihanı kazanmaya çalışmak gerekir. Herkesin evliliğinde aşk yoktur. Çoğu evlilik iki tarafın birbirini idare etmesiyle yürümektedir.

-Başkasının sahip olduğu rızka göz kayıyorsa bu, Allah’ın takdir ettiği rızka razı olunmadığı anlamına gelir. Bu durumda rızkı verenin Allah olduğu hatırlanmalı ve hakkında takdir olunana razı olarak gözü tok olmaya ve dünyevi konularda kendinden daha zor durumda olanlara bakılarak kanaatkâr olmaya çalışılmalıdır.

6.Problemleri Konuşarak Çözmeye Çalışmak

Allah dışında kimse kimsenin içinden geçenleri bilemez ve kimse kimseyi tam olarak tanıyamaz. Problemlerinizi konuşarak çözmeye çalışmazsanız bundan kaynaklı öfkenizin, çattığınız kaşlarınızın, vurdumduymaz tavırlarınızın, imalı bakış ve sözlerinizin sebebini kimse bilemez. Herkes zahirinizde sizde gördüğü tavırlarınıza göre size karşı tavır takınır ve sizi öyle değerlendirir. Özellikle eşinizle ilgili problemlerinizi konuşmadan çözemezsiniz. İnsan gelişen ve değişebilen bir varlıktır. Değişim ve gelişime kendini kapatmadığı sürece değişebilir ve gelişebilir. Dolayısıyla daha önceden problemlerini konuşarak çözmeyi öğrenememiş bile olsan bu, bundan sonra öğrenemeyeceğin ve yapamayacağın anlamına gelmez. Bunun için ilk yapman gereken kendindeki değişim için hazırlanmak ve adım atmaktır. Geriye bir tek bu konuda bilinçlenmek ve bildiklerini amele dökmek kalmaktadır.

7.Doğru Tercih

Evlilik önce eş seçiminde doğru tercih, eşlerin gelecekte yaşayacağı mutlu veya mutsuz hayatı belirler. Evlilik sonrası yaşam tarzı konusundaki doğru tercih, doğacak nesillerin geleceğini belirler.

[1]. Müslim, Zühd, 51

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.