KRİPTO PARALARIN HÜKMÜ

Bitcoin ve benzeri kripto paraların satın alınmasının veya kullanılmasının fıkhi açıdan caiz olup olmadığını belirtmeden önce, şu önemli noktaya dikkat çekmek istiyoruz. Günümüzde insanların çoğunluğu, bir şeyin doğru veya yanlış olduğunu kabul etme ölçüsü olarak menfaati/kazançlarını esas kabul etmişlerdir. Dolayısıyla kazanç sağlayan herhangi bir şeyi elde etmek için hırsla çalışmakta ve bir yolunu bulup bunu kitabına da uydurma gayreti içerisine girmektedirler.

İnsanların ilk önceliği, inandıklarını söyledikleri dini ahkama ve ilahi şeriata tabi olmak ve bütün tasarruflarını Kur’an ve sünnet çerçevesinde gerçekleştirmeye gayret etmek olmayıp; kazanç elde ettiklerini düşündükleri her türlü tasarrufu gerçekleştirmek olmuştur. Bu da helal-haram sınırlarına dikkat etmeden kazanç odaklı yaşamayı meydana getirmiştir.

Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem böyle bir zamanın geleceğini şu hadisi şerifte bize haber vermektedir: Ebu Hureyre radıyallahu anh dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Öyle bir zaman gelecek ki, kişi helâlden mi haramdan mı kazandığına aldırmayacak!”[1]

“Bir uçtan diğer uca elektronik ödeme sistemi” şeklinde tarif edilen Bitcoin ve benzeri kripto paraların kullanılmasının veya satın alınmasının fıkhi açıdan caiz olup olmadığı konusuna gelince, özetle şu şekilde ifade edelim:

Bu konuda araştırma yapan ve görüş beyan eden âlimlerin kahir ekseriyeti şu aşamada Bitcoin ve Altcoinlerin İslam hukukuna göre içinde barındırdığı birçok mahzurlu yönleri ve yüksek riskleri olması hasebiyle caiz görmemişlerdir. Bitcoin, şifreli sanal uygulamalar olup, para hükmünde değerlendirilemez ve Bitcoin üzerinden yapılan akitler geçersizdir. Ayrıca Bitcoin’de aşırı ğarar, belirsizlik, aldanma-aldatma, kumar, kara para aklama, rahatlıkla gayri meşru işlerde kullanılma ve akitlerin diğer meşru şartlarını taşımadığı için sakıncalı görülmüştür.

Diğer taraftan fıkhi açıdan paranın iki türü bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, madeni yönden değerli olan altın ve gümüş paralardır. İslam tarihi boyunca Müslüman toplumların para birimi dinar (altın para) ve dirhem (gümüş para) idi. Paranın ikinci türü ise, toplum veya toplumu temsilen devlet tarafından para birimi olarak kabul edilen ıstılahi/itibari paralardır. Örneğin kullanım kolaylığı sağladığı için mübadele aracı olarak kabul edilen kâğıt paralar bu türdendir. Buna göre şu aşamada bitcoin ve benzeri kripto paralar fıkhi açıdan kabul edilen paranın iki türüne de uymamaktadır.

Netice olarak kripto paraların hakiki veya itibari bir para birimi olmaması ve kendisinden yararlanılan bir mal olmamasından dolayı şu aşamada satın alınmasının veya kullanılmasının caiz olmadığı görüşünü tercih etmekteyiz. En doğrusunu Allahu Teâlâ bilir…

[1]. Buhârî, Büyû, 7

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.