İSLAM’DA KOCA HAKLARI

Her şeyin sahibi Rabbe hamd ederiz. Salat ve selam Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’ in üzerine olsun. Allah’ın selamı, garip kalsalar da Müslümanca yaşamak için mücadele eden gariplerin üzerine olsun.

Feminizm, sözde kadın hakları ve özgürlük naralarının arşa çıktığı günlerde İslam’ da koca haklarından bahsetmek, Allah’ın dininden haz etmeyen bir kesimi oldukça rahatsız etse de hakkı söylemekten geri durmamak gerekir. Tıpkı kadın ve kız çocuklarının ezildiği ve değer görmediği cahiliye döneminde onları el üstünde tutarak ve haklarını savunarak hakkı haykırmaktan geri durmayan Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem gibi olaylara bakmak gerekir.

Adeta Firavun dönemini andıran süreçlerden geçiyoruz. O, İsrailoğullarındaki erkekleri öldürtüyor, kız çocuklarını sağ bırakıyordu. Böylece onları güçsüzleştirmeye çalışıyor, köle olarak kendisine hizmet etmeye devam etmelerini istiyordu. Günümüzde ise erkekler bir kesim tarafından pasivize edilmeye çalışılarak, onların yerine işleri yapılarak, kadına benzetilmeye çalışılarak ve benzeri yollarla işlevsizleştirme faaliyetleri yapılmaktadır. Bu kesime kadın haklarından bahsedildiğinde yüzleri gülmekte, koca hakları dile geldiğinde ise bangır bangır bağırarak bunlardan yüz çevirmektedirler. Kadınlara aşağılık muamelesi yapılması, haklarının çiğnenmesi, ikinci sınıf insan muamelesi yapılması, değer verilmemesi, İslam’ın emri değildir. Ya da böyle yapanlar İslam sebebiyle değil, şahsi problemleri veya ahlaki değerlerinden kaynaklı bunu yapmaktadırlar. İslam ise kadına gereken bütün hakları vermiş ve onu korumuştur. Uygular veya uygulamaz. Bu, kişinin kendisini bağlar. Burada İslam suçlanamaz.

Bu, koca hakları için de geçerlidir. Koca haklarının bilinmesi ve uygulanması bazılarının işine gelmediği için onları rahatsız etmektedir. Bunun aklın bir köşesinde tutularak konunun okunması, faydalı olacaktır.

İslam kadına da erkeğe de sorumluluklar yüklediği gibi birtakım haklar da vermiştir. Bu haklar Allah tarafından verilmiştir ve sorgulanamaz. Allah’ın verdiği hakkı sorgulama cüretine girenin, imanını sorgulaması gerekir.

İslam’da Kocanın Hakları

İslam’ın emir ve yasaklarıyla çatışmadığı sürece kocanın meşru isteklerini yerine getirmek, ona itaat etmek. Bu itaat, Allah’ı kızdıracak ise o zaman itaat edilmez. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır:

Kadın, beş vakit namazını kılar, bir ay orucunu tutar, kocasına itaat eder ve namusunu korursa ona ‘Cennetin kapılarından hangisinden istersen gir!’ denir.”[1]

Kocanın arzularını önemli bir sebep olmadıkça ve yerine getiremeyecek kadar hasta ve yorgun olmadıkça ertelememek. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır:

Adam, bir ihtiyacı için hanımını çağırdığı zaman hanımı tandırın başında bile olsa derhal ona gitsin.[2]

Kocanın sırrını ifşa etmemek. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

Allah katında kıyamet günü en kötü mertebede olan insanlardan biri, hanımıyla baş başa kalıp sonra hanımın sırrını yayan erkek yahut kocasıyla baş başa kalıp onun sırrını yayan kadındır.”[3]

Koca ile karı arasında kalması gereken meseleleri ağzına sakız etmek, aile içinde olan mahrem meseleleri her önüne gelene açmak da doğru değildir. Gerekmediği sürece ve işin ehli dışında kimseye aile mahremiyeti açılamaz.

Kocanın ihtiyacı olduğunda ona destek olarak ve gerektiğinde yol göstererek Allah’ı razı etmeye çalışmak. Hazreti Hatice, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’ e bu şekilde yaklaştığı için Allah, Cebrail aracılığıyla ona selam göndermiştir. Bu şerefe nail olmasının altında, eşine verdiği karşılıksız destek yatmaktadır. Koca hakkının ayaklar altında ezildiği zamanımızda bu haslet, altın değerinde kıymetlidir. Buna sahip olan kadın, şükretmeli; böyle bir hanımı olan koca da Rabbine hamd etmelidir.

Allah’ın emirleri konusunda kocayı teşvik etmek, bu konuda ona yardımcı olmak. Bu, kocanın sevabından bir şey eksilmeden kadının da yapılacak amellerde ecre ortak olmasına vesile olacaktır. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“…Geceleyin kalkıp namaz kılan, kocasını uyandırıp onun da namaz kılmasına vesile olan, kalkmazsa onun yüzüne su serpen kadına Allah rahmet eylesin.”[4]

Kocanın gönlünü kazanmaya çalışmak. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

Dünya, yararlanılacak maddi bir varlıktır. Dünyadaki en değerli varlık ise saliha kadındır.”[5]

Koca için süslenmek ve bunu Allah’ı razı etmek için vesile kılmak. Aişe radıyallahu anha şöyle dedi:

Eğer evliysen ve gözlerini çıkarıp daha güzel yapman mümkünse (kocan için) onu bile yap.”[6]

Kocanın iyiliklerine teşekkür etmek ve kıymet bilmek. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Kocasına her haliyle muhtaç olduğu halde, kocasına teşekkür etmeyen kadına Allah (rahmet nazarıyla) bakmaz.”[7]

Kadının gözünün, kocasından başkasına kaymaması. Rabbimiz Nur Suresi 31. ayette şöyle buyurur:

Mümin kadınlara söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar.”

Kadının, başka bir kadının şeklini kocasına anlatmaması. Bu, günümüzde küçük görünen, aslında yuva bile yıkabilen çirkin bir durumdur. Hem kocanın gönlünde hoş olmayan duygulara sebep olabilir hem de resmedilen kadının hakkına girmeye sebep olur. Bu yüzden Müslüman kadının böylesi bir bayağılıktan uzak durması gerekir.

[1]. İmam Ahmed ve Taberani rivayet etmiştir. Ravileri güvenilir ravilerdir.

[2]. Bu hadisi Tirmizi rivayet etmiş ve hasen hadistir demiştir. Ayrıca İbn Hibban sahihinde rivayet etmiştir.

[3]. Müslim, Ebu Davud

[4]. Bu hadisi Ebu Davud, Nesai ve İbn Mace rivayet etmiştir. İsnadı hasendir. Hâkim, Zehebi ve Nevevi sahih olduğunu ifade etmiştir.

[5]. Müslim, Nesai, İbn Mace, Ahmed bin Hanbel

[6]. Ahkamu’n-Nisa, İbnü’l-Cevzi: s.343

[7]. Bu hadisi Hakim Müstedrek’ te rivayet etmiş ve isnadı sahihtir, demiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.