AFGANİSTAN’DAKİ İSLAMİ YÖNETİM VE YAKIN GELECEK

“O kimseler, sırf ‘Rabbimiz Allah’tır’ dediklerinden dolayı, haksız yere yurtlarından çıkarıldılar. Eğer Allah, bazı insanları diğer bazısıyla defetmeseydi, içlerinde Allah’ın ismi çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescidler muhakkak yıkılıp giderdi. Allah kendine yardım edenlere elbette yardım eder. Şüphesiz ki Allah çok kuvvetlidir, her şeye galiptir. O kimseler ki kendilerine yeryüzünde iktidar, mevki versek namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, iyiliği emrederler ve kötülükten men ederler. İşlerin sonu ancak Allah’a aittir.” (Hac, 40-41)

Osmanlı Devleti’nin tamamen yıkıldığı günden bu yana yeryüzündeki ilk gerçek İslami yönetim, Allah’ın fazlı ve keremiyle, Afganistan topraklarında yeniden tesis edildi. Allah, Müslümanları 20 yıl boyunca dünyanın en büyük güçlerine karşı bir savaşla imtihan ettikten sonra, onlara tekrar bir devlet kurmayı nasip etti. Bu bir nimet olduğu gibi, her nimet gibi aynı zamanda bir imtihandır da.

Afgan Müslümanlar, bu satırları kaleme aldığımız süreçte, 20 yıl aradan sonra ‘Afganistan İslam Emirliği’ yönetimini yeniden ilan etmiş durumda. Afganistan’ın son yarım asırlık tarihinde ilk kez bu kadar uzun bir süre boyunca savaş yaşanmıyor. Afgan Müslümanlar, savaş ile harap olmuş durumdaki ülkelerini yeniden imar etmek için var güçleriyle çalışmaya başlamış durumdalar.

Allah azze ve celle, yeryüzünde iktidar verilen salih kimselerin neler yapacağını, Hac Suresi’nde belirtiyor. Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı vermek, iyiliği emredip kötülükten men etmek… Afgan Müslümanlar şu an, bu durumun başında bulunmaktadır. Kurulan hükümetin faaliyetleri doğrultusunda Afgan toplumunun madden ve manen kalkındırılması amaçlanmaktadır.

Afganistan’da kurulan yeni hükümetin şu anda karşı karşıya olduğu en önemli meseleler şunlardır:

Propaganda Savaşı

Afgan Müslümanlarının bir İslam devleti kurması sonrasında tüm dünyadan kafirler, emperyalistler, münafıklar ve bunların dostları, bu devleti boğmak üzere bir propaganda savaşı başlattılar.

Müslümanların imanını ve azmini savaşla kıramayan bu zümreler, bugünlerde Müslümanlar aleyhine şiddetli bir propaganda yapmaktalar.

Başta Batılı medya organları, bunların yerli temsilcileri, İslam düşmanları, seküler kesimler ve diğerleri tarafından yürütülen propagandalar, Afgan Müslümanların istikrar ve istikbalini hedef alıyor. Böylece, ayakları üzerinde durmaya çalışan bu İslam devletini hedef haline getirmek, topraklarında karışıklıklar çıkarmak, yaptırımlarla zayıflatmak ve en sonunda yıkmak istiyorlar.

Senelerdir medya saldırılarına ağırlık veren emperyal güçler, ellerinde Allah’a olan imanlarından başka bir silah olmayan bu Müslümanları da medyalarıyla boğmak istiyorlar.

“(Onlar) Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Halbuki Allah, kâfirler hoşlanmasa da nurunu tamamlayacaktır.” (Saff, 8)

İktisadi Konular

Afganistan’ın en büyük problemlerinden biri de ekonomi. Bu açıdan yeni hükümetin karşı karşıya olduğu en büyük sınavlardan biri, iktisadi meseleler olacak.

Afgan Müslümanların teşkil ettiği hükümet, bu açıdan ülke halkına asgari düzeyde geçimlerini sağlayabilecekleri ekonomik düzeyi sağlamak için çabalıyor. Bu doğrultuda ülkenin sahip olduğu kaynakların değerlendirilmesi, işlenmesi ve halkın yararına sunulması gaye edilmiş durumda.

Yine de ABD başta olmak üzere Batılı emperyalistlerin uyguladığı yaptırımlar, Afgan Müslümanlar için bir sıkıntı kaynağı olmaya aday. Halihazırda ABD, Afganistan devletine ait 10 milyar dolarlık parasal kaynağı dondurmuş durumda.

Afganistan’da iktisadi kalkınmanın sağlanması, halkı da doğrudan müspet şekilde etkileyecektir. Yıllarca savaş ağaları, Afgan halkını para karşılığında savaşa zorlamıştır. Afgan halkı, geçinecek kadar maddi imkana erişir ve istikrar sağlanırsa, Afgan halkı da Allah’ın dini ile kendi arasına giren bu gibi sorunlardan sıyrılabilecektir.

İktisadi yönün, Allah’ın şeriatının tatbiki ile de büyük bir ilgisi vardır. Düşüncelerini tamamen maddi âleme endeksleyenler bu durumu hakkıyla görememektedir.

İbn Ömer’den rivayetle, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: “Bir bölgede Allah’ın bir haddinin (şeriatla belirlenmiş bir cezanın) uygulanması, orada 40 gece yağmur yağmasından daha hayırlıdır.” (İbn Mâce, Hudûd, 3)

Allah’ın fazlı ve keremiyle, Afgan topraklarında artık İslam adaleti hâkim olacak, Allah’ın şeriatı tatbik edilecektir. Bu da söz konusu topraklar için, Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem’in müjdesini verdiği bereketin sağanak sağanak yağması anlamına gelmektedir.

Uluslararası Tanınma

Afgan Müslümanların teşkil ettiği hükümetin şu an odaklandığı bir diğer mesele de dünyanın diğer devletleri tarafından siyasi olarak tanınma meselesidir.

Bu tanınmanın önemi, dünya ülkeleriyle ticari ilişkiler kurabilmek, onlarla etkileşim içerisine girebilmek ve diğer sosyal meseleler için bunun olmazsa olmazlığıdır.

İslami hükümet eğer kalkınmak, güç elde etmek, saldırıların odağı olmaktan kurtulmak, sorunlarını diplomatik teamüllerle çözebilmek gibi basit işleri yapabilmek istiyorsa, diplomatik olarak dış devlet ve organizasyonlarca tanınmaya muhtaçtır.

Aynı şekilde eğer bu hükümet tanınırsa, dünya Müslümanlarının Afgan halkına yapacağı insani yardımlar da büyük ölçüde kolaylaşacaktır.

Taliban’ın uzun vadede önündeki imtihanları aşması durumunda Birleşmiş Milletler’deki Afganistan koltuğunu istemesi de muhtemeldir. Bununla, uluslararası kamuoyuna açıkça hitap edebilmeyi ve bu koltuğun İslami hükümet muhaliflerince ele geçirilmesini engellemeyi amaçlamaktadırlar.

Afganistan İslam Emirliği, Afganistan’ın meşru otoritesi olarak yaygın bir şekilde tanınırsa bu, son iki yüzyıldaki cihadi hareketler ve İslami mücadele tarihi açısından da büyük bir ilerleyiş noktası olacaktır. Bu kazanımların korunması halinde dünya Müslümanları için yeni ufuklardan söz etmek de mümkün olabilir.

Yatırımlar ve Çin meselesi

Afgan hükümeti, tamamen enkaz haline getirilmiş bir ülke devralmış durumda. Bu ülkede yol, hastane, okul, evler, dükkanlar, elektrik ve telefon hatları gibi, dünyanın geri kalanı için oldukça temel olan imkanlar neredeyse yoktur. Bu sebeple Afganistan’ın imarı için bir dış destek gerekmektedir.

Batılı ülkeler Taliban’a yaptırım uyguladığından ve İslam topraklarındaki tağuti yöneticiler de Taliban’a karşı durduğundan, Taliban’ın çok az alternatifi kalmakta. Bunlardan biri de, son yıllarda dünya genelinde ekonomik gücünü artırma arayışında olan Çin.

Taliban, ülkenin en azından belirli bir iktisadi düzeye gelebilmesi, madenlerin çıkarılabilmesi, altyapı imkanlarının teşkil edilmesi, teknik elemanlar eğitilmesi gibi amaçlarla Çin ile iş birliği yapmayı amaçlamaktadır. Çin’in yanı sıra Japonya ve Güney Kore de bu konuda adaylar arasındadır.

İslami Afgan hükümetinin yetkilileri, Afganistan’ın Çin tarafından ekonomik açıdan işgal edilmesine yol açmadan, dengeli ve sistemli bir şekilde bu yatırımların yapılmasına çalışılacağını belirtiyorlar. Aynı zamanda Afganistan’a sığınan Uygurların himaye edilmesine devam edileceğini, Doğu Türkistan konusunda da diplomatik ve siyasi kanallardan girişimlerde bulunulacağını belirtiyorlar.

İstikbal

Afganistan İslam Emirliği hükümeti, ülkede savaşın izlerini silmek ve Afganistan’ı belirli bir düzeyde kalkındırmak için faaliyetlerini sürdürüyor.

Beşerî gayret ve ilahi yardım birleştiğinde, ortaya muazzam bir güç ve imkan çıkabilir.

Eğer Afgan Müslümanları, zorluk ve savaş ile olan imtihanlarında başarılı oldukları gibi, iktidar ile olan imtihanlarında da başarılı olabilirlerse, ortaya çıkacak sonuç birçokları için hayret verici olacaktır.

Allah’ın yardımı zorlukta da kolaylıkta da Müslümanlarladır. Yeter ki Müslümanlar, imanları ve amelleriyle, bu yardımı hak edecek bir pozisyonda olsunlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir