GECE; ABİDLERİ ÖZLEMEKTE

Geceyi şöyle derken işittim: “Nerede Allah’ın dertli kulları? Bağrımdan uyanık kalan kalpler nerede? Alabildiğine siyaha boyadım her yeri ve kandiller sarkıttım yüzünü göğe çevirenler için.

Ey Allah’ın yeryüzündeki nurları! Şu bağrımdan aşağı sarkan kandiller kıskanır sizi. Siz bizim parlaklığımıza bakarken, biz sizin nurlu yüzlerinizi seyretmeye doyamayız. Ah bir bilseniz semada sizden söz edenleri…

Gece, bütün hüzünlerini biriktirmiş, sevdalılarını beklemekte. Onun bağrında Kur’an okuyanları, onun bağrında kıyamda duranları, onun bağrında için için ağlayanları, onun bağrında dua dua yakaranları, onun bağrında Allah’ı zikreden dilleri, onun bağrında dertleri şaha kalkmış yiğitleri, onun bağrında Rabbi için sızlanan yürekleri…

Gece sizi özlemekte ey Allah’ın mümin kulları! Gece ağlamakta; koynunda işlenen günahlara. Beni günahkâr kullara terk etmeyin diye inlemekte. Gece, abidlerini özlemekte.

Ey Allah’ın mümin kulları! Geceyi zalimlere, facirlere terk etmeyin. Ey gecenin nurları, kalkın! Gece sizi beklemekte. Kalkın! Gece daha fazla uzamasın. Gece daha fazla kararmasın, gece, kandillerini söndürmesin. Kalkın! Gece ile birlikte fecre doğru yürüyün.

Ey Allah’ın dertli kulu! Geceler seni beklemekte. İlhamlarını içinde biriktirmiş, nurdan sayfalar açılmış önünde. Kaleminin mürekkebi de geceden. Daldır yüreğini geceye ki gün aydınlansın.

Ey Allah’ın mümin kulu, haydi kalk! Gece öpsün secdeye varan alnından. Gündüzün yaralarına gecenin merheminden sür. Rasûllerin meskeni olan geceye gel. Binlerce rasûlün, nebinin ağladığı bağırda ağlamak istemez misin? Son Nebi’nin gözyaşları kurumamışken daha. Sana da dokunsun istemez misin o el? Geceye döktüğü dualar diline dökülsün istemez misin? Rasûlün yüz sürdüğü geceye yüz sürmek istemez misin? Gece yolculuğunda ona arkadaş olmak istemez misin? Gözlerin aynı yıldızda buluşsun istemez misin salihlerle? Ve o rahmet sana da dokunsun istemez misin? Öyle bir rahmet ki sarsıntılar yaratır bedeninde. Secde yerinden günahlarından arınmış olarak kalkarsın. O yüzden parlaktır gece yolcularının yüzleri.

Gönülleri rahmet membaından kana kana içti. Şimdi gün ağarmakta. Gecenin abidleri gündüzün zabitleri olup şahlandılar. Şehrin meydanlarına, dağlara, ovalara, yeryüzünün her köşesine Allah’ın dinini götürdüler. İsyankâr kulları Allah’a davet ettiler. Günahların önünü kestiler, haramlarla mücadele ettiler. Din yalnız Allah’a has kılınıncaya dek, yeryüzü Allah’ın adaleti ile doluncaya dek koşturdular. Hem gece hem gündüz yürüdüler, ta ki Rablerine kavuşuncaya dek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir