BAĞIMLI HAYATLAR

Bağımlılık, insanlık tarihi kadar eski bir kavramdır. Tarihi süreç içerisinde yaşam şartlarının değişmesi, insanoğlunun keşfettiği yeniliklere bağlı olarak bağımlılık kavramının kapsamını genişletmiştir.

Bağımlılığı, insanın maddeye olan yaklaşımı ve edindiği davranışlar üzerinden tanımlayabiliriz. İnsanın bir maddeyi uzun süre kullanması ya da bir davranışı uzun süre tekrar etmesi, bunların alışkanlıktan da öte bir duruma ulaşması kişiyi bu maddeye-davranışa bağımlı hâle getirir.

Bağımlı olunan maddenin ya da davranışın birçok zararı olmasına rağmen kullanılmaya devam edilmesini iki şekilde açıklayabiliriz:

Birincisi, insan vücudunun bazı fizyolojik[1] (temel) ihtiyaçları vardır. İnsanın bu ihtiyaçlarını asgari düzeyde gidermeden yaşamına devam etmesi mümkün değildir. Bağımlı olunan madde ya da davranış da zamanla insan beyni tarafından temel bir ihtiyaç olarak algılanmaya başlanır. Bundan dolayı bu ihtiyacın giderilmesi gerekir. Aksi takdirde bağımlı yoksunluk krizine girer, birtakım fiziksel ve ruhsal etkiler baş gösterir.

İkincisi, bağımlının kullandığı madde ya da sergilediği davranış kendisine geçici bir haz verir. Bağımlının davranışını tekrar etmesinin, bırakamamasının bir sebebi de bu haz duygusunu sürekli yaşama isteğidir. Belli bir süreden sonra bağımlının buna karşı koyma iradesi kalmadığı için destek almadan, farklı yönelimler kazanmadan bu durumdan kurtulması mümkün değildir.

Bağımlılık türleri

  1. Madde bağımlılığı: “Vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır.” [2]

Madde bağımlılığına sigara, alkol, uyuşturucu madde bağımlılığı vb. örnek verebiliriz.

  1. Davranış bağımlılığı: “Bireyin, fiziksel ve ruhsal olarak pek çok zarar görmesine rağmen bağımlısı olduğu davranışı yapmaya devam etmesi durumudur.”[3]

Davranış bağımlılığına; kumar, internet, teknoloji, alışveriş, oyun bağımlılığı vb. örnekleri verebiliriz.

Bağımlılığın Sebepleri

“Haramın en zoru başıdır, sonra kolaylaşır, sonra sıradanlaşır, sonra alışılır, sonra tatlanır, sonra kalbe yerleşir. Sonra da kalp başka bir haramı arar.”[4]

Kişi bir kötülüğe yönelirken ilk başta çok zorlanır. Bu kötülüğü yapıp yapmama arasında gider gelir. Kalbinin sesini dinlediğinde geri adım atar ancak nefsinin sesini dinlediğinde yapmak ister. İşte burada kişinin ailesi, arkadaş çevresi, merak duygusu, özendiği kişiler bu kötülüğe adım atmasında ya da atmamasında büyük etkiye sahiptir.

Eğer kişi ailede gereken ilgiyi, sevgiyi, merhameti görmezse

Sahip olduğu kötü arkadaş çevresinden dışlanmak istemeyip onlar gibi olmaya çalışırsa

Çok direnip fakat merakından dolayı iradesine yenik düşmüşse

Manevi anlamda yaşadığı boşluğu doğru bir şekilde dolduramamışsa

Yani yaşam şartları kendisini böyle bir kötülüğe sevk etmişse; adeta bağımlı olması için bütün kapılar açılır.

Bağımlılıkla Mücadele

Bağımlılık türlerine göre mücadele yöntemleri değişiklik gösterir tabi ki. Ancak genel anlamda bütün bağımlılık türleri ile mücadele edilecek üç yol özetlenebilir.

  1. Aşama: Bağımlılık öncesi

İnsanlar bağımlı olmadan, herhangi bir madde kullanmaya başlamadan ya da bağımlılık yapacak davranışı kazanmadan onları bilinçlendirmek, yanlış adım atmalarını önlemektir. Bu aşamada gösterilecek mücadele sonucunda insanların bilinçlenmesi sağlanacak ve bağımlı olmalarının önüne geçilecektir.

Bu aşamada gösterilecek ihmalkârlık sonraki aşamaların zorlaşmasına sebep olacaktır. Bu aşamada kurtarılmayan körpe yürekler diğer aşamada büyük acılar çekecektir. Bu acıların hafiflemesi ya da hiç başlamaması ise bizim veya sizin elinizle olabilir. Bu konuda herkesi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye davet ediyoruz.

Bu adımda verilecek mücadele ilk başta ailede başlar. Aile öncelikle çocuklarına merhamet nazarıyla bakmalı, onlarla sağlıklı bir iletişim kurmaları gerekir. Çocukların merak duygularını faydalı ilgi alanlarına yönlendirmelidirler. Ayrıca çocuklarının doğru kişileri rol model almaları için ortam sunmalıdırlar.

Toplumsal anlamda ise sorumluluk yetkili organlara, bağımlılık ile mücadele amaçlı faaliyet yürüten kuruluşlara, toplum yararına çalışan STK’lara, vakıflara ve derneklere düşmektedir. Bu kurumlardan beklenen; kuruluş amaçlarının gereği olarak toplum yararına yaptıkları faaliyetler arasına bağımlılık konusunda yapılacak bilinçlendirme çalışmaları eklemeleridir.

Toplumun, yaratılış gayesi üzere bir yaşama kavuşmasını amaç edinen İslami yapılar bu konuyu çok daha fazla önemsemelidir. Çünkü “Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur.” (Maide, 32) ilahi düsturu bunu gerektirir.

Bağımlılık ile mücadele kapsamında atılacak adımlar, bağımlılığa giden yolculuğun önüne çekilecek setler, uçurumdan atlamayı düşünenlere uzanacak eller, umutsuz yüreklere umut olacak bakışlar… İşte yapılması gereken bunlardır. Bu adımları attığınız takdirde idealleriniz uğruna çıktığınız yolda büyük destekler bulacaksınız.

  1. aşama: Bağımlılık başlangıcı

Bağımlılık yapacak maddenin kullanılmaya başlanması ya da bağımlılığa dönüşen davranışların sergilenmeye başlandığı dönemde gösterilecek mücadele yöntemidir. Bu aşamada bağımlıya karşı hassas olmak gerekir.

Bir kişinin başlangıç seviyesinde olsa bile bağımlı olması üzücü bir durumdur. Ancak kişinin tam bağımlı hale gelmemiş olması da bağımlıya göre iyileşmesinin daha kolay olması açısından sevindiricidir. İkinci olarak kişinin düştüğü bu durumun tek sorumlusunun o olmadığının kabul edilmesi, bu sorumluluk bilinci ile hareket edilmesi gerekir.

Bağımlıya karşı hassas davranmalı, bağımlılık ilerlemeden alanında uzman kişilerden destek alınmalıdır. Bağımlıya karşı nasıl davranılacağı, nelere dikkat edileceği öğrenilmelidir.

Son olarak bu hastalığa yakalanan çocukları kurtarmak için büyük çaba sarf etmek, bilinçlendirici çalışmalara devam etmek gerekir. Bu çabalar sonuç vermese de evde yaşanan sıkıntılar katlanılmaz hale gelse de bağımlı hiçbir şekilde yalnız bırakılmamalı, tamamen bağımlılığa terk edilmemelidir.

Toplumsal anlamda gerekli bilinçlendirme çalışmalarının yürütülmesi, kişilerin tam bağımlı olmamaları için gereken adımların atılması gerekir.

  1. aşama: Bağımlılık evresi

Bağımlılık sadece kişinin iradesizliği sonucu oluşan bir durum değildir bir hastalıktır ve her hastalığın tedavisi olduğu gibi bağımlılığın da tedavisi vardır. Bağımlıların dışlanmadan tedaviye ikna edilmeleri gerekir. Tedavi sürecinde ise onlara destek olunmalıdır çünkü tedavi süreci uzun ve yorucudur. Bu aşamada uzmanlardan tıbbi, psikiyatrik, psikolojik tedavilerin alınması gerekir. Başka türlü tedavi olunması mümkün değildir.

Bağımlı bir hayatın önüne geçmek için;

– Sağlıklı ve dengeli beslen

– Düzenli ve yeteri kadar uyu

– İlgi alanlarına yönelik kitap oku

– Sportif aktiviteler yap

– Yaşadığın sorunları ailen ile paylaş

– Kötü arkadaş çevresinden uzak dur

– Yüce değerler uğruna yaşamış öncüleri örnek al

– Hayata tutunacak bir hedefin olsun

Bağımlıya umut ol!

Yaşanılan pişmanlıklar, çekilen vicdan azapları, kaybedilen aile, arkadaşlıklar, eş, dost…
Bırakmak isteyip bırakamayan, kurtulmak isteyip destek bulamayan, tevbe etmek isteyip nasıl yapacağını bilmeyen, hayattan umudu kalmayıp ölmek için uğraşan insanlar…
Kendilerine uzanacak bir umut eli bekleyen bu insanlara uzanacak el olmaya var mısın?

[1].  Vücudun gereksinim duyduğu temel ihtiyaçlar; yeme-içme, uyuma vb.

[2].  https://www.yesilay.org.tr/tr/bagimlilik/madde-bagimliligi (15.12.20)

[3].  https://www.yedam.org.tr/biyolojik-psikolojik-sosyal-kulturel-bir-hastalik-bagimlilik (17.10.20)

[4].  İmam Şafiî rahimehullah

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir